George S. Clason'ın "Babil'in En Zengin Adamı" kitabı, finansal okuryazarlık, para yönetimi ve zenginlik üzerine zaman testinden geçmiş ilkeler sunan bir klasiktir. Antik Babil şehrinin hikayeleri üzerinden modern finansal prensipleri öğreten bir dizi kısa hikayeden oluşmaktadır. Kitap, yayımlandığı 1926 yılından bu yana popülerliğini korumuş ve kişisel finans alanında bir klasik haline gelmiştir. Özellikle birikim yapma, yatırım yapma ve finansal disiplin konularında sunduğu evrensel ilkeler, günümüzde de geçerliliğini sürdürmektedir.

Hikayeler Asma Bahçeleri ve Kulesi ile ünlü Antik Babil kentinde geçiyor. Babil, Mezopotamya'nın en ünlü ve etkileyici şehirlerinden biridir. Tarih, kültür ve bilim açısından büyük bir mirasa sahip olan Babil, günümüzde Irak'ın güneyinde, Fırat Nehri'nin kıyısında yer alıyordu. Babil, MÖ 6. yüzyılda Yeni Babil İmparatorluğu döneminde en parlak çağını yaşadı.

Kitabın farklı isimlerle yapılmış baskıları var. Benim kitaplığımdaki 2005 yılında “Babil’in Kervan Taciri” ismi ile yapılan baskısı. Daha sonra yapılan baskılar Babil’in En Zengin Adamı ismi ile yapılmış.

Bu en zengin adamın ismi Arkad. Halkının zenginleşmesini isteyen Babil Kralı onu huzuruna çağırır ve kitapta aralarında geçen şu ilginç konuşma yer alır:

"Kentimiz çok mutsuz bir duruma düştü, çünkü para kazanmayı bilen çok az insan var ve zenginlik onların elinde tekelleşti. Öte yandan halkımızın büyük bir kısmı ellerine geçen altının birazını nasıl kendileri için ayıracakları bilgisinden yoksunlar. Benim arzum Babil'in dünyanın en zengin kenti olması. Bunun için pek çok zengini barındıran bir kent olması gerekir. Nasıl zengin olunacağı öğretilebilir mi?"

"Gerçek şu ki Haşmetlim, bir insanın bildiği bir şey başka insanlara da öğretilebilir."

Kral'ın gözleri parladı. "İşitmek istediğim sözleri söyledin, Arkad. Bu amaca hizmet etmek ister misin? Bilgilerini bir öğretmenler okulunda anlatır mısın? Onlar da başkalarına öğretirler, böylece benim hükümranlığım altındaki bölgede yaşayan her değerli yurttaşa gerçeği öğretecek yeterli sayıda eğitimli öğretmen olur." dedi.

100 kişiden oluşan bir öğretmen adayı-öğrenci gurubuna 7 gün süren ve her gün bir tavsiyesini anlattığı dersler veren Arkad’ın bu tavsiyeleri kulağınıza çok sıradan gelebilecek tavsiyeler. Fakat Arkad’ın anlatımı ile aslında çok önemli olduklarına ikna oluyorsunuz. Bu 7 tavsiye ya da kitaptaki ifade ile 7 çare özetle şöyle:

1-Gelirinizin en az %10'unu bir kenara koyun."  (Bu, kitabın en temel kuralıdır. Birikim yapmak, finansal güvenliğin ilk adımıdır.)

2-İhtiyaçlar ve istekler arasında ayrım yapmayı öğrenin. Gereksiz harcamalardan kaçının ve bütçe yapın.

3-Biriktirdiğiniz parayı akıllıca yatırımlara yönlendirin. Para, doğru yatırımlarla büyür.

4-Yatırım yaparken riskleri iyi hesaplayın. Güvenilir ve bilgili kişilerden tavsiye alın.

5-Mülk edinmek, finansal güvenliğin önemli bir parçasıdır. Kendi eviniz, sizin için bir yatırım aracıdır.

6-Emeklilik için birikim yapın ve geleceğinizi garanti altına alın.

7-Kendinizi sürekli geliştirin. Bilgi, en değerli servettir.

Daha birinci günkü ilk tavsiyenin yer aldığı dersin sonunda Arkad’a şu soruyu soranlar olur:

-Kazancı zaten gerekli harcamalarına yetmeyen insan nasıl olurda gelirinin onda birini biriktirebilir?

Arkad bu soruyu beklemektedir ve şu etkileyici cevabı verir:

-“Eğer karşı durmazsak “gerekli harcamalar” dediğimiz şey her zaman gelirimizle doğru olarak artar.  Gerekli harcamaları isteklerinizle karıştırmayın. Gelirinizi bu istekleri karşılamak için kullanırsınız, böylece paranız harcanır gider. Gene de karşılanamamış bir dolu isteğiniz kalır.

Her insanın karşılayabileceğinden çok daha fazla arzusu vardır. Servetim yüzünden her arzumu yerine getirebileceğimi mi sanıyorsunuz? Yanlış bir düşünce. Zamanımın sınırları var. Gücümün sınırlan var. Gidebileceğim uzaklıkların sınırı var. Yiyebileceklerimin sınırı var. İnsanın arzuları sonsuzdur ama bu arzuların çok azı tatmin edilebilir.

Yaşama alışkanlıklarınızı dikkatle gözden geçirin. Akıllıca azaltabileceğiniz ya da tümüyle yok edebileceğiniz şeyler bulunabilir. Şiarın şu olsun: Her kuruşun harcanmasında, o kuruşun değeri yüzde yüz ortaya çıksın.”

Arkad’ın kitap boyunca her tavsiyesinin ne kadar önemli olduğuna ikna olacağınız çok faydalı sözleri ve örnekleri var. Bu tavsiyeleri öğrenen 100 kişi öğretmenlik yaparak bu bilgileri halka aktarmaya başlarlar. Sonuçta Babil Şehrinin Mezopotamya'nın en önemli ticaret ve kültür merkezlerinden biri haline gelmesine bu eğitimler büyük katkı sağlar.

İsteklerle ihtiyaçların karıştığı, tüketim çılgınlığının ve israfın had safhaya ulaştığı, üretimin ve tasarrufun önemini yitirmekte olduğu bir dönemden geçerken, bu tavsiyelerin bizim de işimize yarayacağı kanaatindeyim. Bu konuları içeren bir finansal okuryazarlık dersinin okullarda müfredata eklenmesi de faydalı olacaktır.

HÜSEYİN BURAK UÇAR