Gönülleri yumuşatan, hem bedenleri hem de ruhu dinlendirip şifalandıran, on bir ayın sultanı Ramazan ayını bitirip, bayramı da gördük hep birlikte, idrak ettik layık olduğu gibi…
Bayramların en güzel yanı nedir derseniz; genci yaşlısı, kadını erkeği hemen herkesin küskünlükleri bir kenara bırakıp kucaklaşması, günlük hayatın koşturmacası içerisinde unutulan, ihmal edilen, bizi biz yapan değerlerin en derin haliyle yaşanmasıdır derim, hiç şüphesiz…
Bu bayram da öyle oldu…
Farklı milletten, dilden, dinden, inançtan binlerin var olduğu, “bir kültür mozaiği” olan kardeşlik şehri Sakaryamızda, adına yakışır bir huzur içerisinde, manevi iklimde yaşandı Ramazan Bayramı…
Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de yaşanırken birbirinden üzücü olaylar ve geçerken kritik bir süreçten, Ramazan Bayramı’nın birleştirici gücü, bir nefeslik huzur durağı oldu…
Farklı bir iklime bürünen şehirde, ziyaretlerle hoş edildi gönüller…
Biz de aldık nasibimizi, bu zenginlikten…
Her bayram olduğu gibi bu bayram da susmadı telefonlarımız…
Telefonla arayan, mesaj gönderen, bizzat ziyaretimize gelen dostlarla bir kez daha hatırladık asıl zenginliklerimizi…
Hoşgörünün hakim olduğu bu sihirli günlerde kucaklaşmaya ne de çok ihtiyacımız varmış meğer…