Öncelikle bir soru ile bu haftaki yazıma başlamak istiyorum değerli okurlarım…

Son günlerde gündemi meşgul eden konulardan biri de Türkiye’nin nüfusunun düşüklüğü. Acaba neden nüfusumuz düşüyor, hiç düşündünüz mü? Yazımızın sonunda söyleyeceğim nüfusumuzun eksikliğinin nedenini.

Türkiye’nin en büyük yarasıdır kadın cinayetleri. Ama maalesef kimse bu yaraya merhem sürme gereği duymuyor. Ben bu yazıyı yazarken dahi bir yerlerde kim bilir hangi kadın şiddet görüyor veya cinayete kurban gidiyor. Biz kadınlar bazı erkekler tarafından tacize uğrarız ve susarız veya tehditle susturuluruz. Tecavüze uğrarız “Kendi isteyerek birlikte oldu.” denir. Öldürülürüz intihar süsü verilir. Gerçekten kadının adı yok mu? Biz kadınların adı ne? Geçenlerde kadınlar günü kutlandı, samimiyetten uzak.

Hani bir çocuk hastalanır da bir gün okula gitmez ya, anneleri ne yapar ne eder iyileştirir ki ertesi gün okula gidebilsin. Kadınlar günü de tıpkı o tek günkü tatil gibi. Kadına şiddet yok, öldürülmek yok, taciz, tecavüz yok. Bu yıl o kural ihlal edilip kadınlar gününde bile kadın cinayeti işlendi.

Ne zaman bitecek bu kadın düşmanlığı onu bilmiyorum ama bir an önce çözüm bulunması lazım hem de acilen. Bir önerim var elbette ve o öneriyi de yazımın sonunda söyleyeceğim.

Nüfusumuzun neden bu derece düştüğünü… Nüfusun düştüğünü vekiller ve yetkililer daha yeni fark etmeye başladı. Yeni Türkiye’de yenilikler şart. Mesela terörsüz Türkiye deniyor ya, erkek terörü denen de bir şey var onun da çözümünü bekliyoruz kadınlar olarak.

“Ölmek istemiyorum.” diye diye öldürülüyoruz. Çocuklarımız annesiz kalıyor. Baba hapse giriyor veya intihar ediyor. Yani olan çocuklara oluyor.

Bir kadın ölürse bin insan ölür. Çünkü biz kadınlar doğurgan varlıklarız. Biz ölürsek türeyemeyiz, biz ölürsek bütün insanlık ölür. Bitsin artık erkek terörü, bitsin artık kadınlara olan bu öfke. Bitsin artık öldürme isteği, biz sadece huzurla yaşamak istiyoruz.

Yukarıdaki satırlarımda “Neden nüfuzumuzun düşük olduğunu hiç düşündünüz mü?” diye sormuştum. Ben her şeyi mantık çerçevesinde düşünürüm. Biz kadınlar öldürülüyoruz. Öldürüldüğümüz için nüfuzumuzda da gözle görülür düşüklüklere rastlanmış ki bu durum dile getiriliyor. Keşke dile getirilen bu durum bir de önlenebilse.

Çok düşündüm ‘kadın cinayetlerine ne gibi bir çözüm buluna bilinir?’ diye. Kanun koyucu ben değilim fakat kadınlarımıza naçizane şöyle bir önerim olacak, ‘kendimizi korumak adına dövüş sporlarımızın bir tanesinin öğrenilmesi yeterli olacaktır,’ diye düşünüyorum. Çünkü bizi bizden başkası koruyamaz… Kimi zaman maalesef kanunlar yetersiz kalabiliyor. O yüzden biz kendimizi koruyacağız ki daha fazla kadın öldürülmesin.

Umarım kanunlarımız da iyileştirilir de biz kadınları kanunlarımız korur, öldürülmeden önce.

Bir erkek beni öldürdükten sonrası beni ilgilendirmiyor. Ölünce hiçbir ceza geri getirmiyor, yitip giden canı.