İnsan dünyaya hürriyet, mülkiyet, masumiyet gibi üç temel hak ile gelir. Bu haklarını korunmak ve savunmak gibi temel içgüdüleri vardır. Ancak büyük bir kısmı öğreti ile gelir. Bu haklardan korunması yetişkinler için zihinlerinde bir zemine oturtabilecekleri bir konu olsa da çocuklar için durum farklıdır. Çocuklar dengeli ve statik durumları anlama konusunda daha yatkınlardır. Bazen değişen sınırlar için onun neden o anda değiştiği ile ilgili temellendirme yapmaları onlar için güçtür. Bu nedenle özellikle bireylerin temel hakları gibi hassas konularda olabildiğince taviz vermeden ve sabit sınırlar ile ilerlemek çocukların anlaması açısından daha sağlıklı olacaktır.
Özellikle Bayram gibi kültürel olarak da bizler için değerli dönemlerde tutumlarımıza daha hassas bir düzenleme getirmek zorundayız. Çocukların herkesi bir arada gördüğü, birlik beraberliği öğrendiği, çokça sosyal gözlem yapabildiği ve bunları kopyaladığı toplumsal alanlarda onlar için daha duyarlı olmalıyız. Bayramda en çok yaşadığımız güçlüklerden birisi ebeveynlerin doğru olduğunu düşündüğü fiziksel temasın çocuklar tarafından istenmediğinde yaşanan çatışma ve zorlamalardır. Örneğin “Hadi sarıl teyzeye, öp bakayım amcanın elini” gibi söylemlerle çocuğu istemediği bir temasa yönlendirmek bir mahremiyet ihlalidir. Bu ihlal ise; fiziksel temas ile sınırlı kalmayıp, büyükler tarafından ev mahremiyetlerini yıkıcı sorular yönelterek sözel olarak da bu sınırı aşıldığına şahit oluyoruz. Basit bir örnek verecek olursak, “ilk önce buraya mı geldiniz, bu bayram kimlere gittiniz?" şeklinde sorularla çocukların anlayamayacağı sosyal hesaplaşmalarını onların üzerinden yürütmek de yanlıştır. Bazen de çocukların istemediği eylemler için onlara ısrar etmek, ilk söylediklerinde arzularını dinlememiş olmak yine mahremiyet ihlaline girer. Kültürel olarak bir çocuğun küçük çantasının içinde neler olduğunu merak etmek, bunları görmek istemek sevimli olabilir, ancak bir çocuğun eşyalarını göstermeyi isteyip istemediğini iyi analiz etmek önemli. Ya da yine çok iyi niyetli yapılan ikramlar konusunda ısrar etme durumu var. Burada öncelikle çocuğun ebeveynlerinden o ikramı vermek konusunda bir sıkıntı olmadığını teyit edip daha sonra çocuğun talebini dinlemek son derece önemli.
Yükün büyüğü ebeveynlere düşüyor. Ebeveyn olarak sizler neler yapmalısınız? Çocuklara geniş zamanda verilmiş mahremiyet eğitimi bayramda bizim yıldız hedefimiz olacaktır. Bayramdan önceki gün de bunu tekrar pekiştireceğiz. Çocuğunuza el öpmenin anlam ve önemini anlatın. Yine de kiminle fiziksel temas kuracağı konusunda seçme özgürlüğünü tekrarlayın. Kimseyi öpmek ya da sarılmak zorunluluğu olmadığını belirtin. Bunlar yerine alternatif bayramlaşma yöntemi olarak el sıkışma veya gülümseme gibi yöntemleri kullanabilir. Tanımadığı birisiyle sizin olmadığınız bir ortamda yalnız kalmaması, kimsenin kucağına oturmaması gibi kırmızı çizgiler olduğunu hatırlatın. İstemediği ikramları tüketmek zorunda olmadığı gibi eğer istediği bir şey varsa da bunu nazikçe sorması için evde bazı cümle kalıpları üzerinde çalışabilirsiniz. Yetişkinlerle olan iletişiminde bir çocuk olarak ona bunun bir merak sorusunu yoksa ilgi sorusu mu olduğu konusunu nasıl ayırt edebileceğini anlatın. Eğer birisinin direkt olarak ikili ilişkilerini ilgilendirmeyen bir konu hakkında ya da çocuğun kendini huzursuz ettiği sorular yönettiğini fark ederse bunlara cevap vermeme özgürlüğü olduğunu hatırlatın. Kısacası çocuğunuzun nezaket ve saygı içeren "hayır" deme hakkını sonuna kadar destekleyin. Hem çocuğunuzun hem etraftaki yetişkinlerin bunu hissetmesini sağlayın.
Yalnızca bayram için gibi gözüken koruma yöntemi aslında baktığımızda uzun vadede çok önemli etkilere sahip. Kendisi için çizmiş olduğu ve koruduğu bu sınırlar özgüven yeterliliğini destekleyecektir. Ayrıca gelecekte ihtiyacı olduğundan sınır koyma becerisi ile ilgili ebeveynleri gözetimi altında yapmış olduğu bu denemeler onu daha hazır kılacaktır. Herhangi bir istismar durumunda kendi mahremiyetini koruma ile ilgili edindiği bu beceri onu bu durumu tespit etmek ve tepki vermekte daha güçlü yapacaktır. Sosyal ilişkilerinde hayır diyebilmenin ve kendi isteklerinin farkında oluşuyla daha sağlıklı bir temel oluşturacaktır. Anne baba olarak bir takım halinde çocuklarımıza mahremiyet eğitimini, hayır diyebilmeyi ve sınır koymayı nezaket ve saygı çerçevesinde öğretebilmek için bayramlar bizim için güzel birer fırsattır. Ancak çocuk merkezli bir tutum izleyerek çocuğa diğer insanların da sınırları olduğu noktasını da es geçmeyelim. Kendini öğrenmesi kadar çocuğun başkalarını da öğrenmesi için birlik ve beraberliğin olduğu bugünü değerlendirelim.
Nice güzel bayramlara sağlık ve afiyetle erişmemiz dileklerimle…